Oracal, Bayi ve Müşterilerini Yeni Merkez Ofisi’nde Ağırladı
Uzun yıllardır Alman Orafol firmasının distribütörlüğünü yürüten Oracal AŞ., geçtiğimiz aylarda ORAFOL EUROPE GmbH firması ile gerçekleştirilen ortaklık anlaşması ile artık Türkiye’de ORAFOL TURKEY adı ile faaliyetlerini sürdürecek.

Uzun yıllardır Alman Orafol firmasının distribütörlüğünü yürüten Oracal AŞ., geçtiğimiz aylarda ORAFOL EUROPE GmbH firması ile gerçekleştirilen ortaklık anlaşması ile artık Türkiye’de ORAFOL TURKEY adı ile faaliyetlerini sürdürecek. Anlaşma çerçevesinde lojistik merkezini büyütmeyi amaçlayan ve bu doğrultuda Kıraç / Esenyurt’ta 10 bin m2 depo ve 3 bin m2 idari bina olmak üzere toplam 13 bin m2’lik yeni merkezine taşınan Orafol Turkey, düzenlenen Signİstanbul 2012 Fuarı’na da katılarak ziyaretçilerini ağırladı.
Sign İstanbul 2012 Fuarı’nın ikinci günü akşamı müşteri ve tüm bayileri ile yeni merkez ofisinde düzenledikleri akşam yemeğinde bir araya gelen Orafol Turkey, Summa’nın yeni makinelerini de misafirlerine sunma fırsatı buldu.
Orafol Turkey - Orhan Gürel
Sign İstanbul Fuarı firmamız açısından gayet güzel geçti, memnunuz. Oracal A.Ş olarak yeni gelişmeleri de bayilerimize ve müşterilerimize daha ayrıntılı anlatma fırsatı elde ettik. Yeni gelişmeler nedir diye soracak olursanız Orafol Firmasıyla ortaklık olayımızdır. Bunu bayilerimize, müşterilerimize, Oracal kullanıcılarına güzel bir şekilde anlatıyoruz.
Fuarda ayrıca yeni ürünlerimizi kullanıcılarımıza tanıttık. Reflektive firmasının da Orafol bünyesine katıldığını, tır brandaları, dorselerinde zorunlu olan reflektif folyoların bünyemizde var olduğunu müşterilerimize aktarıyoruz.
Fespa’yı sektörümüz açısından çok olumlu buluyorum. İFO Fuarcılık’ın 14 yıldır hazırladığı Sign İstanbul Fuarı gerçekten başarılı bir fuar. Yalnız şöyle bir sıkıntı olabileceğini tahmin ediyorum; sanırım sektörümüz iki fuarı kaldırmıyor. Fespa da çok güçlü bir firma bu anlamda. Dünyaca tanınmış bir firma, bu sebeple Fespa eğer Avrupa’da yaptığı çalışmaları Türkiye’de de yaparsa İFO’nun bundan etkileneceğini düşünüyorum. Belirtmem gerekir ki, İFO’ya da yıllardır sevgimiz, saygımız var ama böyle de bir gerçek var benim düşüncem bu yönde.
Biz Fespa aynı tutumla Türkiye’de yer alırsa muhakkak katılmayı düşünüyoruz.
Son olarak belirtmeliyim ki, çok güzel bir sektördeyiz. Avrupa’daki krizleri, dünyadaki krizleri, Türkiye’deki bazı krizleri değerlendirirsek bizim sektörümüzde düzgün, kaliteli çalışan insanların her zaman muvaffak olduğunu görüyoruz. Bu sebeple işlerimize ve sektörümüze dört elle sarılmamız lazım.
Uzun yıllardır Alman Orafol firmasının distribütörlüğünü yürüten Oracal AŞ., geçtiğimiz aylarda ORAFOL EUROPE GmbH firması ile gerçekleştirilen ortaklık anlaşması ile artık Türkiye’de ORAFOL TURKEY adı ile faaliyetlerini sürdürecek.

Uzun yıllardır Alman Orafol firmasının distribütörlüğünü yürüten Oracal AŞ., geçtiğimiz aylarda ORAFOL EUROPE GmbH firması ile gerçekleştirilen ortaklık anlaşması ile artık Türkiye’de ORAFOL TURKEY adı ile faaliyetlerini sürdürecek. Anlaşma çerçevesinde lojistik merkezini büyütmeyi amaçlayan ve bu doğrultuda Kıraç / Esenyurt’ta 10 bin m2 depo ve 3 bin m2 idari bina olmak üzere toplam 13 bin m2’lik yeni merkezine taşınan Orafol Turkey, düzenlenen Signİstanbul 2012 Fuarı’na da katılarak ziyaretçilerini ağırladı.
![]() |
Sign İstanbul 2012 Fuarı’nın ikinci günü akşamı müşteri ve tüm bayileri ile yeni merkez ofisinde düzenledikleri akşam yemeğinde bir araya gelen Orafol Turkey, Summa’nın yeni makinelerini de misafirlerine sunma fırsatı buldu.
![]() |
| orafol |
Orafol Turkey - Orhan Gürel
Sign İstanbul Fuarı firmamız açısından gayet güzel geçti, memnunuz. Oracal A.Ş olarak yeni gelişmeleri de bayilerimize ve müşterilerimize daha ayrıntılı anlatma fırsatı elde ettik. Yeni gelişmeler nedir diye soracak olursanız Orafol Firmasıyla ortaklık olayımızdır. Bunu bayilerimize, müşterilerimize, Oracal kullanıcılarına güzel bir şekilde anlatıyoruz.
Fuarda ayrıca yeni ürünlerimizi kullanıcılarımıza tanıttık. Reflektive firmasının da Orafol bünyesine katıldığını, tır brandaları, dorselerinde zorunlu olan reflektif folyoların bünyemizde var olduğunu müşterilerimize aktarıyoruz.
Fespa’yı sektörümüz açısından çok olumlu buluyorum. İFO Fuarcılık’ın 14 yıldır hazırladığı Sign İstanbul Fuarı gerçekten başarılı bir fuar. Yalnız şöyle bir sıkıntı olabileceğini tahmin ediyorum; sanırım sektörümüz iki fuarı kaldırmıyor. Fespa da çok güçlü bir firma bu anlamda. Dünyaca tanınmış bir firma, bu sebeple Fespa eğer Avrupa’da yaptığı çalışmaları Türkiye’de de yaparsa İFO’nun bundan etkileneceğini düşünüyorum. Belirtmem gerekir ki, İFO’ya da yıllardır sevgimiz, saygımız var ama böyle de bir gerçek var benim düşüncem bu yönde.
Biz Fespa aynı tutumla Türkiye’de yer alırsa muhakkak katılmayı düşünüyoruz.
Son olarak belirtmeliyim ki, çok güzel bir sektördeyiz. Avrupa’daki krizleri, dünyadaki krizleri, Türkiye’deki bazı krizleri değerlendirirsek bizim sektörümüzde düzgün, kaliteli çalışan insanların her zaman muvaffak olduğunu görüyoruz. Bu sebeple işlerimize ve sektörümüze dört elle sarılmamız lazım.












Fujifilm Dış Ticaret A.Ş. Türkiye Başkanı Jun Higuchi, Fujifilm Avrupa Pazarlama Müdürü Kei Miyamoto, Fujifilm Grafik ve Medikal Sistemler Genel Müdürü Cengiz Metin, Fujifilm Grafik Sistemler Koordinatörü Ahmet Kocaman, Fujifilm Türkiye yöneticileri ve matbaa-baskı sektöründen firma temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantılarda; Fujifilm’in baskı sektöründeki yeni ürünlerinin avantajları ortaya kondu. Dijital baskı sistemleri ve çevreye duyarlı baskı kalıpları ile pazar ihtiyaçlarını karşılayacak ürünlerin ve çözümlerin sunumunu desteklemeyi hedefleyen Fujifilm, Türkiye pazarında bu ürünlerin kullanımını teşvik ederek çevreye verdiği önemi ortaya koymak istiyor.
Fujifilm Avrupa Pazarlama Müdürü Kei Miyamoto ise, 5 binin üzerinde ZAC az kimyasallı sistem kurulumu gerçekleştirdiklerini belirterek, “Avrupa’da bin civarında kurulumumuz var ve son bir yıl içinde 700 kuruluma ulaştık. Neden Avrupa’da yoğun kurulumlar yaptık? Bu başarımızda üç nokta vardı: Birinci nokta; çok yüksek ve stabil kalıp yapısı... İkinci nokta; maliyet. Bu sadece kalıp fiyatı demek değil, toplam baskı öncesi maliyeti önemli. Banyo, su, elektrik, işçilik tasarrufu ve daha çabuk çıktı alınmasının avantajları söz konusu. Üçüncü nokta ise; çevre dostu olması. AB ülkeleri şu anda atık kimyasallarla ilgili olarak ciddi yaptırımlarla karşı karşıya. Bu üç nokta sayesinde kalıp sorununu Fujifilm ZAC kimyasalsız kalıp sistemi ile çözen birçok müşteri kazandık” dedi.
Artan rekabet koşullarının ticari baskı sektörünü, verimliliği yükseltecek ve maliyetleri azaltacak üretim biçimlerine yönelttiğine dikkat çeken Fujifilm Grafik ve Medikal Sistemler Genel Müdürü Cengiz Metin de, Ankara’da yapılan toplantıda, Fujifilm’in küresel yapısı ve stratejileriyle faaliyet alanları ve ürün portföyü hakkında bilgi verdi. Yılda 23 milyar dolarlık bir iş hacmine sahip olan Fujifilm’in, gelirlerinin % 45’ini doküman çözümleri, % 40’ını enformasyon çözümleri ve % 15’ini görüntüleme çözümlerinin sağladığını belirterek, “Faaliyette bulunduğu iş konularında büyüme stratejisini yeniden belirleyen Fujifilm, dijital baskı sistemlerinin ve çevre dostu ürünlerinin satışlarını arttırmayı hedefliyor” dedi.


.jpg)

















